“Soğuk, soğuk, soğuk, buz altındaydı dünya; bitmek bilmez bir zemherinin ortasında. Memleket bolluk içindeydi evvel zamanda. Köyler insanla doluydu, ambarlar buğdayla. Şimdi ekinler göğermez, sular akmaz. Koyunlar melemez, küheylanlar kişnemez. Üzerinde kara bulutlar, tarlasında bozkurtlar; velhasıl sefalet alır yürür oldu kara topraklarda.” Farklı zamanlarda, farklı mekânlarda sürüp giden, ama günü gelince aynı yörüngeye oturan bir trajedinin hikâyesi bu. Biri Doğu Anadolu’nun soğuk, kurak ve z ...